13.02.2026 24
Fikirleriyle Yaşayan Ozan: Ruhu Şad Olsun
Ozan Arif, Türk milliyetçi düşüncesini sazıyla ve sözüyle geniş kitlelere ulaştıran, mücadeleci ruhu ve keskin kalemiyle tanınan bir halk ozanıydı. 1949 yılında Samsun’da doğan Arif Şirin, öğretmenlik yaptığı yıllarda yazdığı şiirlerle dikkat çekmiş; özellikle Türkçü camiada marşlaşan eserleriyle bir neslin hafızasında yer edinmiştir. Türkiye’nin çalkantılı dönemlerinde yaşadığı zorluklar, sürgün yılları ve hasret temaları, onun şiirlerine derin bir vatan sevgisi ve direniş duygusu olarak yansımıştır.
Ozan Arif’in sanat anlayışı, yalnızca estetik kaygılarla değil; millet, bayrak ve tarih bilinciyle şekillendi. Sözlerinde çoğu zaman Türk dünyasının birliğini, kültürel köklerin korunmasını ve milli şuuru öne çıkardı.
13 Şubat 2019’da aramızdan ayrılan Ozan Arif, geride yalnızca türküler değil; aynı zamanda bir duruş bıraktı. Ölüm yıl dönümünde onu anmak, aslında dile getirdiği değerlere sahip çıkmak anlamına geliyor. Çünkü o, sazını bir eğlence aracı değil; milletin sesi olarak gördü. Her mısrasında Anadolu’nun rüzgârı, her ezgisinde tarihimizin yankısı vardı.
Bugün Ozan Arif’i hatırlamak, geçmişle bağ kurmak ve milli hafızayı diri tutmak demektir. Onun şiirleri hâlâ meydanlarda okunuyor, dillerde dolaşıyor ve gönüllerde karşılık buluyor. Aradan geçen yıllara rağmen sesi susmadı; çünkü gerçek ozanlar bedenen aramızdan ayrılsa da fikirleriyle yaşamaya devam eder.
Ruhu şad olsun. Onu tanıyanlar için bir hatıra, tanımayanlar için ise keşfedilmeyi bekleyen güçlü bir miras olarak kalacaktır.